Ben sizin cemayülüevvelinizi bilirim


26 Ağustos 2014
Okuma : 22.033

Osmanlı devrinde iki arkadaş fırına un indirme işinde çalışırlarmış. Yaz günü çalışmadan üstleri başları batmış. Şalvarlarını değiştirecek yedek şalvarları da yokmuş. İçlerinden biri ‘‘ un torbasının iki köşesini kesip ayaklarımızı ordan geçirelim belimizi de ip ile bağlarsak olur şalvar’’ demiş. Söyledikleri gibi de yapmışlar.

O yıllarda un torbalarının üzerinde üretildiği ay ve günde Osmanlıca yazılırmış. Bu iki kafadarın çuvaldan yaptıkları pantolonun arka kısmında da cemayülüevvel yazarmış. Arkadaşı okur okur gülermiş. Aradan geçen zaman içinde bu iki arkadaşın yolları ayrılmış. Cemayülüevvel çuvalından şalvar yapıp giyen kişi bakan olmuş. Arkadaşı bakanlığa gelerek ‘‘bakan beyle arkadaş olduğunu görüşmek istediğini söylese de’’ bakan görüşme talebini hatırlayamadığı için kabul etmemiş. Arkadaşı umutsuzluk içinde sekreterle son bir haber göndererek ‘‘Biz o bakanın cemayülüevvelini biliriz’’ demesi üzerine bakan kapıya çıkıp kader arkadaşını içeri davet etmiş.

Bugün siyaset sahnesinde boy gösteren birkaç sekreteri aşa bilirsen ulaşacağımız kendisini kaf dağında gören siyasilerin cemayülüevvelini bu millet çok iyi bilir.

Siz siz olun geçmişinizi, geçmişte derdinize ortak olan dostlarınızı unutmayın. Şayet unutursanız birisi cemayülüevvelinizi hatırlatır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir